
İnşaat Ve Mimarlık Dünyasında Sarsıcı Uyarı: Dr. Mehmet Tatar’dan Yapı Stoku Ve Afet Suçu Çıkışı
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Ceyhan Depremi'nin 28. yılında sektör bileşenlerini ve karar vericileri sarsacak nitelikte bir bildiri yayımladı. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yarattığı yıkımı hatırlatan Dr. Mehmet Tatar, Türkiye’deki mevcut yapı stokunun çok büyük bir bölümünün deprem güvenliğinden yoksun olduğunun altını çizdi. Mühendislik ve mimarlık camiası için kritik önemdeki bu açıklamada, uzun yıllardır süregelen uyarıların ve mevcut politikaların, sorunun kökten çözümünde yetersiz kaldığı tescillenmiş oldu.
Dr. Mehmet Tatar’ın sunduğu projeksiyona göre, deprem bir doğa olayı olmaktan çıkıp idari ihmaller silsilesiyle bir felakete dönüşmektedir. Tatar, güvenli yaşam alanlarının inşası için zemin etüdü ve tasarım süreçlerinin birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu vurgulayarak; yapı-zemin ilişkisinin doğru kurulmasının hayati bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, Türkiye Diri Fay Haritası temel alınarak tüm deprem tehlike haritalarının ve ilgili teknik yönetmeliklerin vakit kaybetmeksizin güncellenmesi gerektiği belirtildi.

Sektörel disiplini yeniden tesis edecek en radikal öneri ise hukuk kanadından geldi. İhmali bulunan kişi ve kurumların hesap verebilirliğini sağlamak amacıyla, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) müstakil bir "afet suçu" kavramının tanımlanması talep edildi. Bu talep, afet risk yönetim sisteminin katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşması için dönüm noktası olarak görülüyor. Ayrıca, meslek odalarının denetim yetkilerinin yasal çerçevede güçlendirilmesi gerektiği, planlamadan uygulamaya kadar tüm mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin uzman ellerde toplanmasının şart olduğu dile getirildi.
Bölgesel dinamikler ve yatırımlar açısından bakıldığında; Adana'da 45 dereceyi bulan sıcaklıkta süren karpuz mesaisinden, Ceyhan Belediyesi'nin yürüttüğü kesintisiz asfalt seferberliğine kadar yerel her hareketin bu güvenlik çemberi içinde değerlendirilmesi gerekiyor. Kozan’daki vatandaşların kanalizasyon ve çevre hassasiyeti ile Ceyhan'da çocuklara karne hediyesi olarak açılan yeni park projeleri gibi social yatırımlar, aslında daha büyük bir bütünün, yani afet risk azaltma stratejisinin birer parçasıdır. Dr. Tatar, afet riskini azaltmaya yönelik harcamaların bir maliyet kalemi olarak değil, toplumsal bir zorunluluk olarak görülmesi gerektiğini hatırlatarak merkezi ve yerel yönetimlere çağrıda bulundu.
Adana ve Mersin'i birleştirecek dev projedeki kritik süreç ve Adana'da 9 bin 800 üreticiye yönelik turunçgil bilgilerinin cep telefonuna taşınması gibi teknolojik ve altyapısal gelişmeler sektörün önünü açarken; Güngör Geçer'in açıklamalarıyla gündeme gelen yol projeleri ve Adana'nın kuzey ilçelerindeki fırtına hasarları, yapısal güvenliğin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Dr. Mehmet Tatar'ın ifadesiyle; "Doğal afetler tek başına felaket yaratmaz; asıl sorun idari ihmaller ve yetersiz planlamalardır."
Kaynak: Habere Git