
BloombergNEF Raporu Türkiye'nin Enerji Dönüşümündeki Kritik Konumunu Belgeledi: Rüzgar ve Güneşte Yeni Yatırım Projeksiyonları
Uluslararası enerji analiz ve araştırma kuruluşu BloombergNEF (BNEF), Türkiye'nin enerji mimarisini temelden şekillendirecek olan "Turkey Transition Factbook 2026" raporunu yayımladı. Gökçe Topbaş'ın 28 Haziran 2026 tarihli Ankara mahreçli bildirdiği verilere göre Türkiye; yenilenebilir enerji, depolama sistemleri ve temiz sanayi projeksiyonlarında dünya devleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor. Raporda yer alan çarpıcı verilere göre Türkiye, 2025 yılı itibarıyla rüzgar enerjisi kurulumunda dünya genelinde 5'inci, güneş enerjisi kurulumunda ise 10'uncu büyük pazar konumuna yükselerek küresel ligdeki iddiasını kanıtladı.
İnşaat ve çevre mühendisliği disiplinlerini yakından ilgilendiren rüzgar enerjisi projeksiyonlarında, 2026-2035 dönemini kapsayan süreçte toplam 25 gigavatlık yeni kapasitenin devreye alınması öngörülüyor. Sektördeki mühendislik faaliyetlerini domine etmesi beklenen bu kapasite artışının yaklaşık yüzde 37'sinin Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) projelerinden gelmesi hedefleniyor. Ayrıca, geçtiğimiz yıl lisans almış yaklaşık 19 gigavatlık depolamalı rüzgar enerjisi santrali projesinin inşa edilmesiyle Türkiye'de yenilenebilir enerji kapasitesinin önemli ölçüde artacağı öngörülüyor. Uzmanlar, baz yük talebinin karşılanabilmesi için bu rüzgar yatırımlarının kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.

Güneş enerjisi cephesinde ise Türkiye, geçtiğimiz yıl tesis edilen 6,4 gigavatlık yeni kapasiteyle dünya genelinde 10'uncu sıradaki yerini aldı. Dikkat çeken bir ayrıntı olarak, bu kurulumların yüzde 84'ünü öz tüketim odaklı lisanssız santraller oluşturdu. BNEF raporundaki hesaplamalara göre, Türkiye'nin güneş enerjisi kurulu gücünün 2030 yılına kadar mevcut seviyesinin tam iki katına çıkması bekleniyor. Lisanssız projelerin 2026 yılında da ana kaynak olmayı sürdüreceği öngörülürken, 2028-2035 döneminde büyük ölçekli yatırımlar ve Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri ile geliştirilen stratejik işbirliklerinin güneş enerjisi ekosistemini besleyen temel dinamikler olacağı belirtiliyor.
Enerji dönüşümünün en stratejik halkası olan depolama teknolojilerinde Türkiye, 2035 yılına kadar 8 gigavat batarya depolama kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Bu kapasitenin yüzde 90 gibi ezici bir oranının şebeke ölçekli projelerden oluşması planlanıyor. Yatırımcılar ve proje geliştiriciler için en kritik düzenleme ise şebeke ölçekli yeni depolama lisanslarının yalnızca rüzgar ve güneş santralleriyle entegre projelere verilmesi şartı oldu. Batarya maliyetlerindeki düşüş ve yerli üretim kapasitesinin gelişmesiyle ivme kazanacak olan bu süreç, Anadolu Ajansı'nın aktardığı üzere Türkiye'nin enerji bağımsızlığı yolundaki en somut adımlarından biri olarak nitelendiriliyor.
#Enerji #YeşilDönüşüm #Sektörel
Kaynak: Habere Git