
Zemin Etütlerinde Çok Disiplinli Denetim Çıkmazı: Emin Pişkin’den Teknik Personel Yetersizliği Uyarısı
Türkiye’nin deprem dirençli yapı stoku mücadelesinde mevzuat ile uygulama arasındaki makas açılmaya devam ediyor. 27 Haziran 1998 Ceyhan Depremi’nin 28. yılı vesilesiyle teknik bir değerlendirme yayımlayan TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası (JFMO) Adana Şube Başkanı Emin Pişkin, 28 Haziran 2026 tarihli açıklamasında, sektörün içindeki uygulama zafiyetlerini ve denetim mekanizmalarındaki yapısal sorunları sert bir dille eleştirdi. Pişkin, özellikle yapı denetim kuruluşları ve yerel yönetimlerdeki uzman kadro eksikliğinin, deprem güvenliğini kağıt üzerinde bırakan bir "ihmalkârlık" noktasına ulaştığını vurguladı.
Ceyhan Depremi’nden bu yana geçen yaklaşık otuz yıllık süreçte, özellikle 6 Şubat depremleri gibi büyük felaketlerden gerekli derslerin tam anlamıyla çıkarılmadığını belirten Emin Pişkin, yönetmeliklerin tek başına can kurtarmaya yetmediğini ifade etti. Pişkin, denetim kadrolarında yaşanan teknik personel yetersizliğini şu sözlerle eleştirdi: "Yapı denetimler ve yerel yönetimler gibi kritik mekanizmaların kadrolarında hâlâ süregelen yetkin mühendis ve teknik personel eksikliği mantığı, şaşırtan boyutta bir ihmalkârlıktır. Hayati önem taşıyan bir Zemin Etüt Raporu’nu denetleyecek yetkinlikte mühendis bulundurulmayan yerlerde, binalar parçalanmasa bile yan yatarak işlevini yitirmektedir."

Mühendislik camiasında yankı uyandıran en somut eleştiri ise zemin etüt raporlarının onay sürecine yönelik oldu. Mevcut sistemde üç farklı mühendislik disiplini (Jeofizik, Jeoloji ve İnşaat Mühendisliği) tarafından ortaklaşa hazırlanan ve imzalanan raporların, denetim aşamasında sadece tek bir disiplin tarafından kontrol edilmesinin teknik bir paradoks olduğunu savunan Pişkin, bu durumun hem raporun niteliğini düşürdüğünü hem de ilgili teknik personeli kapasitesinin üzerinde bir sorumluluk altına soktuğunu belirtti. Disiplinler arası denetimin bir zorunluluk olduğunun altını çizen JFMO Adana Şube Başkanı, uzman mühendislerden oluşan eksiksiz kadroların bir an önce kurulması gerektiğini kaydetti.
Atıf Özbey’in aktardığı verilere göre Pişkin, yapı üretim sürecinin tüm paydaşlarına (işçi, mimar, mühendis ve müteahhit) vicdani bir sorumluluk çağrısı yaparak, göstermelik adımların ötesine geçilmesi gerektiğini hatırlattı. Pişkin'in sektöre ve kamu yöneticilerine yönelik en can alıcı uyarısı ise şu oldu: "Ülke olarak bir şeyleri yapıyormuş gibi görünerek kaybedecek vaktimiz yok. Vatandaşından yöneticisine herkesin sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor ki her depremde aynı acılar yaşanıp aynı konuşmalar yapılmasın."
Sonuç olarak, Ceyhan Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Emin Pişkin, afet risklerinin azaltılmasında teknik yeterliliğin ve disiplinler arası kontrol mekanizmalarının hayati önemde olduğunu, aksi takdirde yönetmeliklerin sadece birer belge olarak kalacağı uyarısını yineledi.
#KentselDönüşüm #Sektörel #İnşaatTeknolojisi
Kaynak: Habere Git