
Kentsel dönüşümde finansman krizi: 1,5 milyon TL'lik açık nasıl kapatılacak?
Türkiye'de kentsel dönüşüm süreci, mühendislik ve mimari gerekliliklerin ötesine geçerek devasa bir makro-finans projesine evrilmiş durumda. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre İstanbul’da 2000 yılı ve öncesinde inşa edilmiş 3 milyon 393 bin bağımsız bölüm bulunuyor ve bu yapıların içindeki 600 bin konutun ivedilikle dönüştürülmesi gerekiyor. Ancak artan arsa, işçilik ve inşaat maliyetleri, kentsel dönüşümün önündeki en büyük bariyer olan 'finansman sorununu' tetikliyor.
İstanbul özelinde uygulanan ve dönüşüm sürecine önemli bir hibe desteği sağlayan “Yarısı Bizden” programı, 31 Aralık 2026 tarihi itibarıyla sona erecek. Bu takvimin yaklaşmasıyla birlikte gözler, Dünya Bankası finansmanlı yeni kredi mekanizmasına çevrildi. Söz konusu yeni model kapsamında hak sahiplerine; 3 milyon TL’ye kadar limitli, aylık %0,69 faiz oranlı, ilk 12 ayı ödemesiz ve 180 ay (15 yıl) vadeli bir finansman seçeneği sunuluyor. İstanbul’un bu sisteme dahil edilmesinin ardından sadece iki ay gibi kısa bir sürede 196 binden fazla konut ve iş yeri için ön başvuru yapılması, mülk sahiplerinin çözüm arayışındaki kararlılığını gözler önüne seriyor.

Ancak Murat Güney’in belirttiği üzere, sistemin matematiksel sınırları sahada ciddi bir açık yaratıyor. Bir apartmanın kentsel dönüşümü için hak sahibi başına düşen toplam inşaat maliyetinin 4,5 milyon TL olduğu bir senaryoda, vatandaş Dünya Bankası kaynaklı 3 milyon TL’lik krediyi kullansa dahi, geriye kapatılması gereken 1,5 milyon TL’nin üzerinde bir finansman açığı kalıyor. Bahçelievler, Kadıköy ve Bakırköy gibi riskli yapı stokunun yoğun olduğu ilçelerdeki vatandaşlar, bu finansman boşluğunu dolduracak ek kaynak arayışıyla karşı karşıya.
Bu aşamada uzmanlar, “Kentsel Dönüşüm Tasarruf Planı” gibi tabana yayılmış akıllı finansman modellerinin kritik bir rol oynayabileceğini vurguluyor. Kamu otoriteleri, bankacılık sistemi, gayrimenkul yatırım fonları ve tasarruf finansman sektörü arasında kurulacak hibrit iş birlikleri, projenin başındaki yüksek faiz yükünü hafifleterek maliyet ortaklığına dayalı çözümler üretebilir. Teknik imkan ve mühendislik gücünün yeterli olduğu noktada, kentsel dönüşümün başarısı artık üretilen konut sayısından ziyade, bu finansman açığını kapatabilecek etkin ve sürdürülebilir modellerin uygulanabilirliği ile ölçülecektir.
#KentselDönüşüm #Sektörel #YönetimStratejisi
Kaynak: Habere Git