
Melen Barajı Projesi: İstanbul'un Su Güvencesi Neden Milyarlarca Liralık Bir Kamu Zararına Dönüştü?
İstanbul'un uzun vadeli içme suyu ihtiyacını karşılamak ve tamamlandığında yıllık yaklaşık 1 milyar metreküp su temin etmesi hedeflenen Melen Barajı projesi, İnşaat Mühendisleri Odası'nın (IMO) çarpıcı açıklamalarıyla yeniden gündemde. IMO Yönetim Kurulu, temeli 2014 yılında atılan ve yıllardır tamamlanamayan projeyi, “mühendislik ilkelerinden uzak yaklaşımlar ve kamu denetiminin işlevsizleştirilmesi sonucunda ülkemizin en büyük kamu zararlarından birine dönüşmüştür” sözleriyle tanımladı. Bu durum, özellikle inşaat mühendisleri, çevre mühendisleri ve mimarlık camiasında büyük yankı uyandırırken, projenin teknik ve maliyet dinamikleri üzerinde ciddi soruları beraberinde getiriyor.
Projenin maliyet geçmişi ve yaşanan fiyaskolar, mühendislik ve ihale süreçlerindeki kritik hataları gözler önüne seriyor. İlk olarak, 29 Mayıs 2012 tarihinde “Melen Barajı İnşaatı” adıyla belli istekliler arasında ihale edilen proje, 213.850.000,00 TL (116.860.000,00 USD) bedel üzerinden sözleşme imzalanmasına rağmen planlanan sürede tamamlanamamış ve tasfiye edilmiştir. Bu başlangıç, projenin gelecekteki zorluklarının ilk sinyali olmuştur.

Ardından, yarım kalan işi tamamlamak amacıyla 29 Aralık 2016'da “Melen Barajı İkmali” adı altında pazarlık usulüyle ikinci bir ihale düzenlendi. Bu ihale sonucunda 271.548.850,00 TL (76.980.000,00 USD) bedelli sözleşme imzalandı. Ancak inşaatın tamamlanmasından kısa bir süre sonra, baraj gövdesinde ve zeminde derin çatlaklar, yarılmalar ve oturmalar meydana geldiği, barajın su tutamadığı acı gerçeği ortaya çıktı. Bu teknik kusurlar, projenin mühendislik temellerindeki sorunları derinleştirdi.
Ortaya çıkan ağır teknik kusurları gidermek için 28 Şubat 2020'de “Melen Barajı Güçlendirilmesi” ihalesi açık usul ile yapıldı ve 412.151.148,00 TL (66.160.000,00 USD) bedel üzerinden sözleşme imzalandı. Ne yazık ki, bu iş de tasfiye edilmek zorunda kaldı. Süreç boyunca yapılan çok sayıda kamulaştırma, müşavirlik ve danışmanlık ihalelerine rağmen sorunlar bir türlü çözülememiş, kamu maliyesindeki yük katlanarak artmıştır.
Son olarak, 11 Haziran 2026 tarihinde “İstanbul Melen Barajı Tamamlama Yapım İşi” adı altında pazarlık usulüyle yeni bir ihale düzenlenmiş ve bu iş, geçmişteki tüm harcamaları fersah fersah aşarak tam 14.496.000.000,12 TL (315.000.000 USD) gibi rekor bir bedelle devredilmiştir. IMO’ya göre, söz konusu kamu zararının temel nedeni, dönemin karar vericilerinin bilimsel ve teknik raporları açıkça göz ardı ederek verdikleri siyasi kararlardır.
Projenin teknik çekirdeğindeki sorunlar, en başından beri biliniyordu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından daha projenin başında, 2009 yılında hazırlanan Nihai ÇED raporunda, baraj gövdesinin oturacağı zemin yapısında oturma ve sıvılaşma gibi önemli tehlikelere karşı önlemler alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu bilimsel tespitler ışığında, DSİ mühendislerince planlama raporunda zemin şartuna uygun olarak “kil çekirdekli kaya dolgu” baraj tipi önerilmişti. Ancak, dönemin bakanı ve idareciler, mühendislik uyarılarını hiçe sayarak ve baraj temelinin oturacağı zemin yapısının taşıma gücü ve kaymaya karşı yeterli dayanıma sahip olup olmayacağını belirlemeden baraj gövde tipini “silindirle sıkıştırılmış beton (RCC)” tipine çevirmiştir. Barajın gövdesinde başlayan çatlaklar üzerine 2017 yılında DSİ tarafından yabancı bir danışmanlık firmasına yaptırılan saha etüdü raporu da bu acı gerçeği doğrulamamış, raporda “baraj temelinde çok düşük deformasyon modüllerinin sıklığı” tespit edilmiştir.
Bu büyük ölçekli projedeki ihmaller ve maliyet artışları, T.C. Sayıştay Başkanlığı'nın DSİ Genel Müdürlüğü'ne ilişkin 2021 yılı denetim raporunda da açıkça yer almıştır. Raporda, barajı yapan firmaların kusurlarının tespiti ve güçlendirme kapsamında yapılan harcamaların bu yüklenicilerden tahsil edilebilmesi için dava açılmadığı tespit edilmiş ve işlem başlatılması gerektiği vurgulanmıştır. Ancak idare tarafından şu ana kadar bu yönde bir işlem tesis edilmediği görülmektedir. Sayıştay’ın açık tespitlerine ve ortaya çıkan milyarlarca liralık kamu zararına rağmen, bugüne kadar ilgililer hakkında idari/cezai bir soruşturma açılmamış; kamuyu zarara uğratanlardan hesap sorulmadığı gibi, yeni ihalelerle bu durumun üstü örtülerek süreç devam ettirilmektedir.
İnşaat Mühendisleri Odası, Melen Barajı projesindeki mevcut tablonun, liyakatten uzak, sistematik planlamadan yoksun, mühendislik bilimini ve tekniğini göz ardı eden bir anlayışın ve etkin kamusal denetim eksikliğinin açık bir sonucu olduğunu belirtiyor. IMO, sürecin tüm idari ve teknik sorumlularının yargı önünde hesap vermesinin anayasal ve kamusal bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, şu soruların ivedilikle yanıtlanmasını talep ediyor:
- Süreç içerisinde bilimsel ve teknik uyarıları dikkate almayarak, zemin koşullarına uygun olmayan baraj gövde tipini değiştiren, bu kararlarıyla devasa bir kamu zararına yol açan dönemin ilgili bakanı ve karar mercii olan kamu yetkilileri hakkında neden idari ve hukuki işlem başlatılmamıştır?
- Oluşan kamusal zararda sorumluluğu bulunanlar hakkında neden Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulmamıştır?
- 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporunda bu konudaki Sayıştay tarafından yapılan önceki denetim veya tespitler yer almamaktadır. Bu konudaki raporun 10. bulgusunda; Melen Barajı’nın yapım ve ikmal ihalelerini üstlenen ve projede kusurlu olduğu açıkça tespit edilenler hakkında işlem başlatılması istenmektedir. Bu tespit doğrultusunda bugüne kadar hukuki ve mali girişimde bulunulmuş mudur? Bulunulmuşsa sonuçları nelerdir?
- İlk ihale tarihi olan 2012 yılından sonra 2021 yılına kadar konuya ilişkin başkaca Sayıştay denetimini içeren rapor tarafımızca tespit edilememiştir. Kamu kaynaklarının kullanıldığı bu işe ilişkin süreç içinde kaç tane Sayıştay denetim raporu vardır? Varsa tespitleri ve yapılan işlemler nelerdir?
IMO, kamu kaynaklarının talan edilmesine seyirci kalmayacaklarını, mühendislik biliminin ve tekniğinin gereklerinin eksiksiz yerine getirilmesinin takipçisi olacaklarını ve bilimi, tekniği ve halkın yararını savunmaya devam edeceklerini kamuoyunun bilgisine sunmuştur. Melen Barajı projesi, büyük ölçekli kamu yatırımlarında mühendislik bilimine ve şeffaf denetime ne denli ihtiyaç duyulduğunun acı bir dersi olarak sektör profesyonellerinin hafızasına kazınmıştır.
#Altyapı #İhaleler #Sektörel
Kaynak: Habere Git