Trabzon Ortahisar Sanayi Mahallesi Kentsel Tasarım Yarışması: Ekosistemin Onarımı ve Sürdürülebilir Kent Dokusu
Beyza Ertek, Ece Engin, Bükre Pazar ve Belen Güven tarafından hazırlanan proje önerisi, "Katılımcı, Trabzon Ortahisar Sanayi Mahallesi Kentsel Tasarım Fikir Yarışması" başlığı altında sunuldu. Bu kapsamlı çalışma, Trabzon’un tarihsel katmanları arasında yer alan ve mevcut durumda kentsel "agnozi" olarak nitelendirilen Ortahisar Sanayi Mahallesi ve Değirmendere Vadisi’ni, ekolojik ve sosyal bir "gnosis" sürecine dahil etmeyi amaçlıyor.
Kentin batı yönlü gelişiminin mavi-yeşil omurgasını oluşturan Değirmendere Vadisi, bugün kentsel hafızada ağır bir sessizliğe ve mekânsal bir körlüğe mahkûm edilmiş durumda. Sanayi atıkları, parçalanmış ulaşım ağları ve niteliksiz yapılaşmanın gölgesinde kalan bu hayati eşik, kentsel bir "yok-mekan" olarak algılanıyor. Proje, bu algısal kopukluğu ortadan kaldırarak vadiyi kentin duyularına, zihnine ve gündelik pratiğine yeniden dahil edecek bir ‘gnosis’ sürecini hedefliyor. Gnosis, burada mekanın ruhuyla kurulan derin bir bağın, ekolojik ve sosyal bir uyanışın mekânsal karşılığı olarak tanımlanıyor.
Vadinin iyileştirme stratejisi, kıyıdan iç kesimlere uzanan tüm katmanlarda radikal bir müdahale öngörüyor. Sünger Şehir yaklaşımı kapsamında sert zemin oranının %80 düzeyinde azaltılması; geçirimli beton, doğal taş ve geniş yeşil yüzeylerin kullanımıyla yüzey akışının yer altına süzülmesi esastır. Yapı tasarım ilkelerinde hibritleşme ve karma fonksiyonlu kullanım benimsenirken, vadinin silüetini ve hava koridorlarını korumak amacıyla konut alanları için kat adetleri zemin+üç ve zemin+dört olarak belirlenmiştir.
Ulaşım stratejisinde, 1960’larda inşa edilen ve giderek genişleyen Sahil Yolu’nun kentin denizle olan tarihsel ve duyusal bağını keserek kıyıya erişimde aşılmaz bir süreksizlik eşiği yarattığı belirtiliyor. Proje, bu durumu iyileştirmeyi ve taşıt odaklı agnoziyi yaya öncelikli akışkanlığa dönüştürmeyi amaçlıyor. Yayalaştırma, sert asfalt zeminlerin yerine alanın insan ölçeğine geri çağrılmasıyla kenti tüm duyularla ‘hissederek’ deneyimlemeyi sağlayan bir mekânsal iyileşme eylemi olarak ifade ediliyor.
Değirmendere Vadisi’nin tarihsel katmanları arasında Trabzon’un kolektif hafızasını ve manevi derinliğini barındıran güçlü anıtsal odaklardan biri olan Sülüklü Mezarlığı ve Şehitlik alanı, 1930’lu yıllardan itibaren kentsel bellekte yer edinmiştir. 1937-1938 yıllarında inşa edilen duvarlarla sınırları fiziksel olarak çizilmiş olan bu hafıza mekanı, projenin "saygı ve görünürlük" kurgusuyla kente kazandırılıyor. İçindeki onlarca yıllık servi ağaçları, kentin açık ve yeşil alanları ile bütüncül şekilde tasarlanmıştır.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) yerleşkesinin alana olan yakınlığı sayesinde öğrencilerin dinamizmiyle canlanacak olan yeni bir merkez, eski çimento fabrikası alanının bir endüstriyel miras odağına ve kültür havzasına dönüşümüyle Trabzon Belediye Meydanı’nı tamamlayan bir ‘Sanayi Meydanı’ olarak kurgulanıyor. Ayrıca, Kaymaklı Rezerv Alanı’ndaki konut alanları stratejisi kapsamında, Terminal Sokak ile Dost Sokak’ın tam köşe noktasındaki yapı ve Dost Sokak çeperindeki belirli sivil mimari izleri yıkılmak yerine korunmuştur. Bu yapılar, mahallenin kalbini oluşturacak modern bir “Çarşı” fonksiyonuyla yeniden işlevlendirilerek kente kazandırılmıştır.
Proje, dere yatağının beton kanallardan kurtarılarak özgürleştirilmesini, yerel flora ve faunanın geri dönüşünü ekolojik onarımın en yüksek başarı kriteri olarak görüyor. Açık alanlar, yağmur suyunu emen ve filtreleyen geçirimli yüzeylerle kentin direncini artırırken, yeşil alanlar hiyerarşik bir kademelenmeyle mahalle parklarından kıyı promenadına kadar kesintisiz bir sistem oluşturuyor. Eski çimento fabrikası gibi yapıların hafıza izleri üzerinden yeniden üretimi, kentin tarihsel sanayi hafızasını sürdürülebilir bir geleceğe taşıyor. Kıyı bandında yer alan ve kentin üretim hafızasını taşıyan mevcut küçük sanayi dokusu da özgün mimarisi, gabarisi ve mekânsal izleri korunarak kentsel yaşama entegre edilmiştir. Bu endüstriyel miras alanı, yaşayan bir “Zanaat ve Üretim Mekanı” olarak kurgulanmıştır.
Kıyı şeridi, tamamen kamusal, yeşil alan odaklı ve ekolojik dirençliliği savunan bir "Kıyı Parkı ve Botanik Restorasyon Alanı" olarak tasarlanmıştır. Bu alan, gölgelikli dinlenme ve oturma alanları, açık spor alanları ve çok amaçlı etkinlik çayırları ile donatılarak denizle kurulan rekreasyonel bağı onarıyor. "Botanik Bahçe" stratejisi ile alan, Değirmendere’nin taşıdığı ekolojik zenginliği denize bağlayan biyolojik bir filtre, bir tür "kıyı süngeri" olarak işlev görüyor. Bu ekolojik laboratuvar; doğa izleme platformları, kuş gözlem noktaları, habitat gözlem kuleleri ve sergi pavyonları ile zenginleştirilmiştir.
#KentselDönüşüm #Mimarlık #Çevre
Kaynak: Habere Git