
Sındırgı Depreminin Birinci Yıl Dönümünde Mimarlar Odasından Kapsamlı Uyarılar
Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos 2025 tarihinde 6,1 büyüklüğünde meydana gelen depremin birinci yıl dönümünde, TMMOB Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi Başkanı Osman Zeki Şahin önemli açıklamalarda bulundu. 10 August, 2026 tarihinde yapılan bu açıklamada Şahin, deprem gerçeğini hatırlatarak, "Balıkesir olarak, Depreme hazır bir kent olmak zorundayız" ifadesini kullandı.
Mimarlar Odası Başkanı Osman Zeki Şahin'e göre, artık sorulması gereken temel soru "Deprem olacak mı?" değil, "Deprem olduğunda kentimiz ve yapılarımız ne kadar hazır olacak?" sorusudur. Şahin, depremin afete dönüşmesinde yanlış yer seçimi, plansız kentleşme, yapı kalitesi, denetim eksiklikleri, afet alanlarının yetersizliği ve kentlerin taşıma kapasitesinin üzerinde yoğunlaştırılması gibi birçok insan kaynaklı faktörün bulunduğunu vurguladı. Bu bağlamda, asıl deprem hazırlığının, deprem olmadan önce kentin kendisini yeniden değerlendirmesiyle başlaması gerektiği belirtildi.
Başkan Şahin, Balıkesir'in deprem açısından dikkatle ele alınması gereken bir kent olduğunu ve geleceğe ilişkin bütün planlama kararlarında deprem riskinin temel belirleyicilerden biri olması gerektiğini ifade etti. Yeni yapılaşmalarda sadece kaç metrekare inşaat yapılacağı veya kaç kat çıkılacağı üzerinden bir planlama anlayışından uzaklaşılması gerektiğini belirten Şahin, zemin, yapı güvenliği, ulaşım, açık alanlar, yeşil alanlar, altyapı ve afet sonrası toplanma alanlarının birlikte değerlendirilmesinin önemine değindi.
Deprem yönetmeliğine uygunluğun ruhsat aşamasından iskân aşamasına kadar sahada gerçek anlamda denetlenmesi ve yapı denetiminin kâğıt üzerinde tamamlanan bir prosedür olmaktan çıkarılması gerektiği de Şahin'in açıklamaları arasında yer aldı. Kentsel dönüşümün ise yalnızca eski binanın yıkılıp yerine yeni bir bina yapmak olmadığını, aksine güvenli yapı, sağlıklı çevre, nitelikli kamusal alan ve yaşanabilir kent üretme süreci olduğu vurgulandı.
Afet toplanma alanlarının önemine dikkat çeken Osman Zeki Şahin, bu alanların yalnızca haritalarda gösterilen boş parseller olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Şahin'e göre, afet toplanma alanları erişilebilir, güvenli, güncel nüfusa göre yeniden hesaplanmış, yeterli büyüklükte ve altyapısı düşünülmüş alanlar olmalıdır.
Başkan Şahin, AFAD’dan yerel yönetimlere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından meslek odalarına, üniversitelerden vatandaşlara kadar herkesin bu sürecin bir parçası olması gerektiğini belirtti. Kurumların birbirinden bağımsız hareket etmediği, verilerin paylaşıldığı, risklerin birlikte değerlendirildiği ve ortak aklın işletildiği bir afet yönetimi modeline ihtiyaç olduğu dile getirildi. Hedefin yalnızca ayakta kalan binalar üretmek değil, insanların kendisini güvende hissettiği, yeşil alanları korunmuş, kamusal alanları güçlü, ulaşılabilir, sağlıklı, dirençli ve mutlu şehirler inşa etmek olduğu vurgulandı. Gerçek başarının deprem sonrasında yaraları sarmak değil, deprem olduğunda yıkılmayacak, yaşamını sürdürebilecek ve insanını koruyabilecek bir kent inşa etmiş olmak olduğu ifade edildi.
Balıkesir Mimarlar Odası, merkezi yönetimi, yerel yönetimleri, ilgili kamu kurumlarını, üniversiteleri, meslek odalarını, yapı sektörünü ve tüm vatandaşları depreme dirençli Balıkesir için ortak sorumluluğun parçası olmaya çağırdı. Oda, depreme dirençli Balıkesir'in ancak ortak akıl, bilim, planlama ve kamu yararıyla mümkün olacağını bir kez daha dile getirdi.
#İnşaat #Altyapı #Soma
Kaynak: Habere Git