
Lojistik Depo Yatırımlarında Teknik Altyapı Ve Stratejik Değerleme Dönemi
İlk el iş yeri satışları yüzde 16,4 arttı. ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kemal Cem Onursal, 14 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamada yatırımcıların rotasını lojistik depolarına çevirdiğini belirtti. E-ticaret sektöründe sonbahar kampanyaları, kasım indirimleri ve yılın son çeyreğine yönelik operasyon hazırlıklarının başladığı ağustos ayı, lojistik depo pazarındaki hareketliliği de artırıyor. Artan stok ihtiyacı ve dağıtım kapasitesi gereksinimi, şirketleri depo planlamalarını yeniden değerlendirmeye yöneltirken; yatırımcı ilgisi teknik donanımı güçlü lojistik tesislerde yoğunlaşıyor.
Geçmişte depo değerlemelerinde ağırlıklı olarak lokasyon ve kapalı alan büyüklüğü öne çıkarken, günümüzde teknik altyapı ile operasyonel esneklik daha kapsamlı biçimde inceleniyor. Bir tesisin mevcut ihtiyaçlara yanıt vermesinin yanı sıra gelecekte değişebilecek lojistik modellerine uyum kapasitesi de yatırım kararlarında etkili oluyor. Kemal Cem Onursal, lojistik tesislerin artık yalnızca depolama amacıyla kullanılan yapılar olarak değerlendirilmediğini, bu yapıların tedarik zincirinin kesintisiz çalışmasında stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı.
Lojistik depoların değerini etkileyen unsurlar arasında mimari planın işleyişe uygunluğu kritik önem taşıyor. Kolon yerleşimi, raf sistemleriyle uyumlu alan kullanımı ve sevkiyat akışını destekleyen iç planlama, tesisin verimliliği kadar kiralanabilirlik potansiyelini de belirliyor. Ağır yük depolamaya elverişli zemin taşıma kapasitesi ve yüksek raf sistemlerini destekleyen kat yüksekliği, değerlendirme sürecinin ana başlıkları arasında yer alıyor. Otomasyon teknolojilerine uyum sağlayabilen tesislerin, güncel lojistik operasyonları açısından daha avantajlı olduğu kaydediliyor.
Yangın güvenliği altyapısı, sprinkler sistemleri, yükleme rampalarının niteliği, kapı sayısı ve tır manevra alanlarının yeterliliği depo performansını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle yüksek hacimli sevkiyat yapan e-ticaret şirketleri için aynı anda birden fazla aracın yükleme ve boşaltma işlemi yapabilmesi, operasyonel hız ve maliyet yönetimi açısından önem taşıyor.
Lojistik gayrimenkullerde sürdürülebilirlik kriterleri de değerleme süreçlerinde belirleyici olmaya başladı. LEED ve BREEAM gibi uluslararası yeşil bina sertifikalarına sahip tesisler; enerji verimliliği, işletme maliyetleri ve kurumsal kiracıların beklentileri bakımından öne çıkıyor. Limanlara, organize sanayi bölgelerine, ana ulaşım güzergâhlarına ve tüketim merkezlerine yakınlık önemini korurken, teknik altyapısı güçlü ve çevresel standartları destekleyen depoların yatırım açısından daha rekabetçi bir konuma ulaştığı ifade ediliyor. Yüksek teknik standartlara sahip lojistik tesislerin yatırım değerinin önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor.
#İnşaat #Altyapı #YeşilDönüşüm
Kaynak: Habere Git