
Yapı Ruhsatlarındaki Gerileme Ve İnşaat Maliyetlerindeki Artışın Konut Arzına Etkileri
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2026 yılı ikinci çeyrek Yapı İzin İstatistikleri, inşaat sektöründe yeni proje başlangıçlarının yavaşladığını, mevcut projelerin ise tamamlanma aşamasına geçtiğini gösterdi. 22.08.2026 tarihinde yayımlanan verilere göre, Türkiye genelinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 2, daire sayısı yüzde 9,5 ve toplam yüzölçümü yüzde 7,4 oranında geriledi. Buna karşın, yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı yüzde 13,7, daire sayısı yüzde 10,7 ve toplam yüzölçümü yüzde 5,8 oranında artış gösterdi.
İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Şeref Demir, mevcut tabloyu değerlendirerek yapı ruhsatlarındaki gerilemenin önümüzdeki dönemde konut arzı ve kentsel dönüşüm açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti. Şeref Demir, bugünün iskan verilerinin geçmişte alınmış kararların bir sonucu olduğunu, ancak bugünün inşaat ruhsatlarının yarının üretim kapasitesini belirleyeceğini vurguladı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, ikinci çeyrekte yapı ruhsatı verilen toplam yüzölçüm bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,1 azalırken, yapı kullanma izin belgesi verilen toplam yüzölçüm yüzde 2,8 arttı.
TÜİK’in haziran verileri, sektördeki maliyet baskısını da gözler önüne serdi. Yıllık inşaat maliyet endeksi yüzde 28,66, bina inşaatı maliyet endeksi yüzde 28,54 arttı. İşçilik maliyetlerindeki yıllık yükseliş ise yüzde 30,25 olarak gerçekleşti. Şeref Demir, yapı kullanma izinlerindeki artışın tek başına bir üretim ivmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, asıl göstergenin yeni ruhsatlardaki eğilim olduğunu belirterek; yüksek maliyetler, finansmana erişim zorlukları ve arsa fiyatlarının yatırımcıları temkinli hareket etmeye ittiğini söyledi.
Özellikle Bursa gibi nüfusu büyüyen ve deprem riski nedeniyle kapsamlı dönüşüme ihtiyaç duyan kentler açısından kentsel dönüşümün hayati önem taşıdığına dikkat çeken Demir, yapı ruhsatlarındaki gerilemenin kentsel dönüşüm çalışmalarını da etkileyebileceği uyarısında bulundu. Demir; deprem riski taşıyan yapıların dönüşümünü hızlandıracak finansman modellerine, uygun maliyetli konut üretimini destekleyecek mekanizmalara, arsa arzını artıracak politikalara, ruhsat ve proje süreçlerinin hızlandırılmasına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. İnşaat sektörünün sürdürülebilir hale gelmesi için kamu, yerel yönetimler, finans sektörü ve özel sektörün birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Demir, gerekli adımlar atılmadığı takdirde bu durumun ilerleyen dönemde konut arzı, fiyatlar ve kentsel dönüşüm üzerinde etkili olabileceği uyarısında bulundu.
#İnşaat #Altyapı #KentselDönüşüm
Kaynak: Habere Git