archaber
Hesabım
Son HaberDublin'de Düzenlenecek Yaşanabilir Şehirler Konferansı
Geri Dön
Küresel Elektrik Üretiminde Güneş Enerjisi Nükleeri Geride Bıraktı
Lisanslı stok/temsili görsel · Görsel: Philipp · Kaynak · Pexels License

Küresel Elektrik Üretiminde Güneş Enerjisi Nükleeri Geride Bıraktı

Dünya Nükleer Endüstrisi Durum Raporu 2026, İstanbul’da gerçekleştirilen toplantı ile basına ve kamuoyuna tanıtıldı. 596 sayfalık kapsamlı bir çalışmayla nükleer sektörün mevcut durumunu değerlendiren rapora göre, 2025 yılında güneş enerjisi küresel ölçekte ilk kez nükleer reaktörlerden daha fazla elektrik üretti. Rüzgar enerjisi de hesaba katıldığında, bu iki yenilenebilir enerji teknolojisinin toplam elektrik üretimi nükleer santrallerin üretiminin iki katını aştı.

Elektrik üretimindeki yıllık artış oranları, nükleer enerji ile başlıca yenilenebilir enerji teknolojileri arasındaki farkın açıldığını gösterdi. Buna göre nükleer enerjiden elektrik üretimi yüzde 1 artış gösterirken, güneş enerjisinden üretim yüzde 30, rüzgar enerjisinden üretim ise yüzde 8 arttı. Nükleerin küresel elektrik üretimindeki payı, 2025 yılında yüzde 0,14 puanlık düşüşle yüzde 9’dan yüzde 8,8’e geriledi. Bu verilerin, son 45 yılın en düşük seviyesi ve 1996’daki yüzde 17,5’lik zirvenin yaklaşık yarısına denk olduğu kaydedildi.

İstanbul’daki toplantıda konuşan Raporun Koordinatörü ve Yayıncısı Mycle Schneider, sektörün gerçekleri ile algı arasındaki uçuruma dikkat çekerek, "Nükleer enerji programını önemli ölçüde genişleten tek ülke olan Çin, geçtiğimiz yıl nükleer enerji kapasitesindeki artışın 120 katı kadar yeni güneş enerjisi kapasitesini devreye aldı. Dünya nüfusunun üçte birini oluşturan Çin ve Hindistan’ın her biri, bugün nükleer santrallerden elde ettikleri elektriğin beş katından fazlasını rüzgar ve güneş enerjisinden üretiyor" dedi.

2025 yılında dünya genelinde devreye alınan yeni reaktör sayısından daha fazla sayıda reaktör kapatıldı ve toplam işletme kapasitesi azaldı. Küresel nükleer enerji üretimi Çin’de kaydedilen yüzde 7,6’lık artış sayesinde sınırlı ölçüde yükselirken, Çin dışındaki ülkelerde geriledi. 2025 yılında 12 yeni reaktörün inşasına başlandı; bunların dokuzu Çin’de, ikisi ise Rusya’da bulunuyor.

Litvanya’nın Vilnius kentindeki Bellona Vakfı’nın Nükleer Danışmanı ve raporun yazarlarından Dmitry Gorchakov ise basın toplantısında, "Yurt dışındaki nükleer santral inşası ve nükleer yakıt tedarikindeki hakimiyetini sürdüren Rusya, 2025 yılında AB, ABD ve Çin’e zenginleştirilmiş uranyum ihracatını da artırdı. Öte yandan Rusya’ya yönelik yaptırımlar, Rosatom’un Türkiye ve Macaristan’dakiler de dahil olmak üzere çeşitli yurt dışı projelerinde ciddi sorunlara ve gecikmelere yol açtı. Bu gelişmeler, şirketin yurt dışı gelirlerinin on yıl sonra ilk kez düşmesine neden oldu" ifadelerini kullandı.

#YeşilDönüşüm #NükleerEnerji #GüneşEnerjisi #RüzgarEnerjisi #YenilenebilirEnerji


Kaynak: Habere Git