archaber
Hesabım
Son HaberKuldīga'da 200 Yıllık Bina Butik Otele Dönüştürülüyor
Geri Dön
Küresel PropTech pazarı 2034'te 104,57 milyar dolara ulaşacak
Lisanslı stok/temsili görsel · Görsel: Mahidul Islam Nakib · Kaynak · Pexels License

Küresel PropTech pazarı 2034'te 104,57 milyar dolara ulaşacak

Fortune Business Insights'ın 7 Eylül 2026'da güncellediği araştırmaya göre, küresel PropTech pazarının 2025 yılında 40,19 milyar dolar büyüklüğe ulaştığı belirtildi. Pazarın 2026'da 44,59 milyar dolara, 2034 yılında ise 104,57 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Aynı araştırma, 2026–2034 dönemi için yıllık bileşik büyüme oranını yüzde 11,2 olarak öngörüyor.

Türkiye'de ise gayrimenkul sektöründe teknolojik dönüşümün yanı sıra profesyonelleşme ve dijital doğrulama süreçleri de ivme kazanıyor. Ticaret Bakanlığı verilerine dayanan 2025 sonu açıklamalarında, EİDS'nin ilk uygulamaya alındığı dönemde 70 bin 360 olan yetki belgeli emlak işletmesi sayısının 88 bin 572'ye ulaştığı ifade edilmişti. Teknoloji girişimcisi ve Emlakçılar Portalı Kurucusu Aldo Medina, bu iki gelişmenin gayrimenkul sektöründe yeni bir dönüşüm dönemine işaret ettiğini vurguluyor.

Bilgi teknolojileri, sistem entegrasyonu, bulut çözümleri ve dijital dönüşüm alanlarında uzun yıllardır çalışan Medina'ya göre, PropTech'in gelişimini yalnızca yeni teknolojilerin ortaya çıkışı üzerinden değerlendirmek eksik kalıyor. Medina, "PropTech'i yalnızca gayrimenkul sektöründe teknoloji kullanımı olarak tanımlamak eksik kalıyor. Asıl mesele teknolojinin gayrimenkul işinin nasıl yapıldığını gerçekten iyileştirip iyileştirmediği. Bilginin güncelliğini artırıyor mu, müşteriyi ve portföyü daha doğru eşleştiriyor mu, profesyoneller arasında işbirliğini kolaylaştırıyor mu, operasyonel yükü azaltıyor mu? Teknolojinin değeri burada ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde PropTech'in odağının ilanı dijitale taşımaktan profesyonelin çalışma biçimini dönüştürmeye doğru kayacağını düşünüyorum" açıklamasında bulundu. Medina ayrıca Türkiye'deki gayrimenkul sektörünün güçlü bir ilişki ve profesyonel network kültürüne sahip olmasına rağmen, portföyler, müşteri bilgileri ve meslektaşlar arası iletişimin halen farklı sistemler, kişisel kayıtlar ve mesajlaşma kanalları arasında dağınık biçimde yönetilebildiğini belirtti. Bu nedenle dijitalleşmenin önündeki temel sorunun teknoloji eksikliğinden ziyade, teknolojinin günlük iş yapış biçimine doğru şekilde yerleşebilmesi olduğunu ifade etti.

Yapay zekâ da PropTech dönüşümünün en hızlı gelişen alanlarından biri olarak öne çıkıyor. JLL'nin 2025 Global Real Estate Technology Survey araştırmasına göre gayrimenkul yatırımcılarının yüzde 88'i yapay zekâ uygulamalarını pilot olarak kullanmaya başladı ve aynı anda ortalama beş farklı kullanım alanını test ediyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 87'si yapay zekâ nedeniyle gayrimenkul teknolojisi bütçelerini artırırken, yüzde 60'tan fazlası yapay zekâyı pilot uygulamaların ötesinde ölçeklendirmek için stratejik, organizasyonel ve teknik olarak henüz yeterince hazır olmadığını belirtiyor. Medina, "JLL'nin araştırmasında yatırımcıların yüzde 88'inin AI'ı şimdiden denediğini görüyoruz. Ama bana göre daha önemli veri şu: şirketlerin yüzde 60'tan fazlası bunu pilot seviyesinden çıkarıp ölçeklendirmeye henüz hazır değil. Bu tam olarak dijital dönüşümde uzun yıllardır gördüğümüz sorunu anlatıyor. Teknolojiyi satın almak veya denemek başka, onu gerçek iş sürecinin parçası haline getirmek başka. Gayrimenkulde de AI'ın başarısını kaç farklı araç kullanıldığı değil, profesyonelin günlük işine ne kadar somut değer kattığı belirleyecek" şeklinde değerlendirdi. Medina, "Müşteriyi anlamak, ilişki kurmak, güven yaratmak, müzakere etmek ve sahayı okumak gayrimenkul danışmanlığının insani tarafı. AI'ın çok daha güçlü olduğu alanlar ise tekrar eden işleri azaltmak, veriyi işlemek, ilk taslakları hazırlamak, müşteri talepleriyle portföyleri eşleştirmek ve takip süreçlerini kolaylaştırmak. AI emlak danışmanının yerini almamalı; danışmanın ilişkiye ayırabileceği zamanı artırmalı" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de EİDS ile birlikte taşınmaz ilanlarında kimlik ve yetki doğrulama süreçlerinin yaygınlaşması, gayrimenkul sektöründeki dijital dönüşümün yalnızca hız ve verimlilik değil, aynı zamanda güven ve doğrulanabilirlik üzerinden de ilerlediğini ortaya koyuyor. Medina'ya göre bu değişim PropTech şirketlerinin rolünü de genişletiyor. "Gayrimenkulde yalnız veri paylaşmıyorsunuz. Portföyünüzü, müşteri ilişkinizi, ticari bağlantınızı ve kimi zaman ortak satış sürecini başka profesyonellerle birlikte yürütüyorsunuz. Bu nedenle geleceğin gayrimenkul teknolojisinin yalnız hızlı veya kullanışlı olması yetmez. Kimle çalıştığınızın, bilginin güncelliğinin ve işbirliği koşullarının daha görünür ve takip edilebilir hale gelmesi gerekiyor. Güven, PropTech'in yan ürünü değil; temel altyapılarından biri olacak" yorumunda bulundu.

Bu yaklaşım, üyelik tabanlı bir B2B PropTech platformu olarak geliştirilen Emlakçılar Portalı'nın geliştirilme modelinin de temelini oluşturuyor. Platform, bağımsız emlak danışmanları, emlak ofisleri ve franchise ağlarının portföylerini yönetebileceği, müşteri ve portföyleri eşleştirebileceği ve diğer profesyonellerle işbirliği geliştirebileceği ortak bir dijital çalışma ortamı yaratmayı amaçlıyor. Platformun odağında son tüketiciye daha fazla ilan göstermekten çok, gayrimenkul profesyonellerinin kendi aralarındaki çalışma biçimini geliştirmek bulunuyor. Merkezi portföy yönetimi, CRM, profesyoneller arası portföy paylaşımı, ortak satış süreçleri, eşleştirme ve yapay zekâ destekli araçlar bu yapının farklı katmanlarını oluşturuyor. Medina, "Biz işe 'insanlar internette nasıl daha fazla ilan görür?' sorusuyla başlamadık. 'Bir emlak profesyoneli işini nasıl daha verimli yönetir ve diğer profesyonellerle nasıl daha iyi çalışır?' sorusuyla başladık. Çünkü sektörün önemli bir verimlilik alanının profesyoneller arasındaki bağlantıda olduğunu düşünüyoruz. Bir danışmanın portföyü başka bir danışmanın müşterisiyle doğru ve güvenilir biçimde buluşabiliyorsa teknoloji gerçek bir ticari değer üretmeye başlıyor" dedi. Medina, MLS kültürünün yalnızca teknik bir portföy paylaşım sistemi olmadığını, temelinde bir işbirliği kültürü bulunduğunu belirterek, "Bir danışmanın elindeki portföyün diğer profesyonellerin doğru müşterileriyle buluşabilmesi, portföy sahibinin haklarının korunması ve ortak satış koşullarının açık olması gerekiyor. Teknoloji bu kültürü kendi başına yaratamaz ama güvenli ve izlenebilir biçimde çalışabilmesi için gerekli altyapıyı sağlayabilir" ifadelerini kullandı. Emlakçılar Portalı da bu doğrultuda profesyoneller arasında portföy paylaşımı, müşteri eşleştirme ve ortak satış fırsatlarının oluşturulmasına yönelik kapalı bir işbirliği ekosistemi geliştirmeyi hedefliyor.

Medina, geleceğin emlak profesyonelini tanımlarken şunları ekledi: "Gelecekte farkı yalnız kimin daha fazla ilana sahip olduğu yaratmayacak. Doğru ve güncel bilgiye kim daha hızlı ulaşıyor? Müşterisini kim daha iyi takip ediyor? Profesyonel network'ünü kim daha etkin kullanıyor? Başka danışmanlarla kim daha güvenilir işbirliği kurabiliyor? Teknolojiyi kim operasyon yükünü azaltmak için kullanabiliyor? Bunlar çok daha belirleyici hale gelecek." Son olarak Aldo Medina, "Küresel PropTech pazarı 100 milyar doların üzerine doğru giderken Türkiye açısından fırsatı yalnız yeni uygulamalar geliştirmek olarak görmüyorum. Asıl fırsat teknoloji, profesyonel network ve güveni aynı çalışma düzeninde buluşturabilmek. Bunu başarabilirsek teknoloji yalnız süreci hızlandırmaz; sektörün çalışma standardını da yükseltir" değerlendirmesinde bulundu.

#YapayZekaGayrimenkul #İnşaat #YönetimStratejisi #Altyapı


Kaynak: Habere Git