archaber
Hesabım
Son HaberTurizm Amaçlı Konut Kiralamalarında Yeni İzin Süreci
Geri Dön
Erdem Saker: Yapı Kullanma İzni İçin Çatı GES Zorunlu Olmalı
Lisanslı stok/temsili görsel · Görsel: Budget Bizar · Kaynak · Pexels License

Erdem Saker: Yapı Kullanma İzni İçin Çatı GES Zorunlu Olmalı

Haberi dinle (4 dk 4 sn)

Bu seslendirme yapay zekâ ile üretilmiştir.

Geçen hafta yer alan haberlerde, Erdem Saker'in belirttiğine göre güneş ve rüzgardan elektrik üretimimizin ağustos ayında 9,9 milyar kilovat-saate ulaştığı, güneş enerjisinin toplam elektrik üretimimizdeki payının % 14,1 rüzgar enerjisinin % 12,9 olduğu vurgulandı. Hidroelektrik kaynaklardan üretilen enerji miktarı da % 24,7 payla 9,08 milyar kilovat-saat olduğu açıklandı. İkinci başlıktaki haberde ise, çatılara yerleştirilen güneş enerjisi panellerinin elektrik enerjisi üretimi yanında gölgeleme sağlayarak binaların çatıdan ısınmasını azaltmakta olduğu anlatılmaktaydı.

Bilim insanlarının 20.yüzyıl ortalarından itibaren dünya iklim koşullarında oluşmakta olan değişimin peşine düşmeleri sonucunda, bu değişimin ana nedeninin yerküre üzerindeki insan yaşamından, kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlarla enerji üretiminden, sanayi ve ulaşımdan yoğun olarak atmosfere bırakılan CO2 salgılanması olduğu belirlendi.

En etkin adım 1992 yılında, tüm ülke liderlerinin ve dünya ülkelerinden 20 binin üzerinde sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı Birleşmiş Milletler Rio Konferansında atıldı. Konferansta sürdürülen müzakereler sonucunda yayınlanan Rio Deklarasyonu ile alınan kararlar ve sonrasındaki gelişmeler şunlardır:

    1. Yüzyılda küresel, ulusal ve yerel düzeyde sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen Yerel Gündem 21 Eylem Planı uygulamaya sokulacaktır.
  • Ormanların sürdürülebilir şekilde yönetilmesi, korunması ve geliştirilmesi yönünde ilkeler belirlenecektir.
  • Küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadele için temel çerçeve oluşturulmuştur. İlerleyen yıllarda Kyoto ve Paris Anlaşmaları ile sistemin köşe taşları yerleştirilmiştir.
  • Canlı türlerin, genlerin ve ekosistemlerin korunması ve sürdürülebilir kullanımı için Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi oluşturulmuştur.
  • 1994 yılında da Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi imzalanmıştır.

Birleşmiş Milletler tarafından İklim Değişikliği ile mücadelede belirlenen hedefler arasında 2030 Yılı Hedefi, küresel sera gazı salınımlarını % 45 oranında azaltmak ve küresel ısınmayı sanayi öncesi döneme göre 1,5C ile sınırlı tutmaktır. 2050 Yılı Hedefi ise küresel sera gazı salınımlarını sıfırlamak, Paris antlaşması çerçevesinde yine 1,5C artış sınırında küresel ısınmayı durdurmaktır.

İstanbul’da, Kocaeli’de ve Avrupa kentlerinde yaşanan sel felaketleri küresel iklim krizinin yarattığı aşırı hava olaylarının en somut göstergeleri olmaktadır. Bursa olarak Nilüfer Çayının doğal yatağının ağaçlandırılarak ve bazı yapılar yapılarak taşıma kapasitesinin küçültülmesi nedeniyle, İklim Değişikliği olgusu kapsamında oluşabilecek aşırı yağışların oluşturacağı hesap ötesi su akımlarının taşkın oluşturması riskini yaşanmaktadır. Hollanda gibi bol yağış alan ülkeler yağmur suyunu yere düşmeden çatılarda hapsetmeyi sağlayan yeşil çatı projeleri uygulamakta, kentlerin alt yapısında yağmur suyu şebekelerinin taşıma kapasitelerini büyütmektedirler.

Tüm yapılar, konutlar, yönetim binaları, sanayi yapıları vb. YAPI KULLANMA İZNİ alabilmeleri için bütün çatı yüzeylerinin GÜNEŞ ENERJİSİ PANELLERİ ile kaplı olması gereklidir. Bu uygulama başladıktan sonra mevcut yapılarda da aynı düzenin kurulmasına adım atılır. Bu oluşumla beraber bina çatılarında üretilen ve fakat tamamı o binada kullanılmayan enerjinin Türkiye Elektrik Kurumu şebekesine aktarılma düzeni de kurulur.

#YeşilDönüşüm #İnşaat #Altyapı


Kaynak: Habere Git