
Sanayi Tesislerinde Proaktif Güvenlik: Seveso ve BEKRA Standartlarının Kent Güvenliğindeki Rolü
Hızlı nüfus artışı ve kontrolsüz kentleşme süreçleriyle birlikte geçmişte şehir merkezlerinin dışında kurulan endüstriyel tesisler, günümüzde yaşam alanlarının tam ortasında kalmış durumdadır. Bu durum, olası bir endüstriyel kazanın etkilerini tesis sınırlarının dışına taşıyarak doğrudan kent güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Türkiye'nin ilk endüstriyel itfaiye şirketi Falckon'un Genel Müdürü Anıl Yamaner, 25.08.2026 tarihinde yaptığı açıklamalarda, yüksek miktarda yanıcı, parlayıcı veya patlayıcı madde bulunduran sanayi tesislerinin Seveso III Direktifi ve BEKRA yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Endüstriyel kazaların kentler üzerindeki yıkıcı etkilerinin küresel ölçekteki en çarpıcı örneği, 1976 yılında İtalya'nın Seveso bölgesinde bir kimya fabrikasında yaşanan felaket olmuştur. Geniş bir alanın toksik maddelerden etkilenmesine yol açan bu olayın ardından Avrupa'da endüstriyel güvenlik yaklaşımı kökten değişmiş ve bugün yürürlükte olan 2012 tarihli Seveso III Direktifi (2012/18/EU) yürürlüğe girmiştir. Türkiye'de bu direktif kapsamında uygulanan Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik (BEKRA), tehlikeli maddelerin miktarına göre işletmeleri "Alt Seviyeli" veya "Üst Seviyeli" kuruluş olarak sınıflandırmakta ve katı güvenlik önlemleri getirmektedir.
Türkiye genelinde mevzuat ve teknolojik gelişmelere rağmen endüstriyel kazalar ciddi can ve mal kayıplarına yol açmaya devam etmektedir. Kimya Mühendisleri Odası (KMO) İstanbul Şubesi verilerine göre, 2025 yılında Türkiye genelinde toplam 755 endüstriyel yangın ve patlama meydana gelmiştir. Bu olayların 700'ünü endüstriyel yangınlar, 55'ini ise endüstriyel patlamalar oluşturmuştur. Meydana gelen bu afetlerde 20 işçi hayatını kaybetmiş, 173 işçi ise yaralanmıştır.
Yangın ve patlama olaylarının sektörel dağılımına bakıldığında ise riskin sadece kimya sektörüyle sınırlı kalmadığı görülmektedir. Kimya Mühendisleri Odası (KMO) İstanbul Şubesi'nin açıkladığı sektörel dağılım verileri şu şekildedir:
- Metal Sektörü: %19
- Ağaç, Kağıt ve Mobilya Sektörü: %18
- Tekstil Sektörü: %17
- Kauçuk ve Plastik Sektörü: %12
- Gıda Sektörü: %9
Falckon Genel Müdürü Anıl Yamaner, tehlikeli kimyasal bulunduran tesislerin Seveso ve BEKRA yükümlülüklerini yerine getirmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, ancak sadece mevzuata uygun bir tesis kurmanın tek başına yeterli olmadığını belirtmiştir. Güvenlik prosedürlerinin çalışanlar ve yöneticiler tarafından doğru uygulanmasının, risklerin sürekli izlenmesinin ve ekiplerin olası acil durumlara her an hazır olmasının kritik önem taşıdığını vurgulayan Yamaner, insan faktörünün kazalardaki belirleyici rolüne dikkat çekmiştir.
Yamaner, Türkiye'nin endüstriyel yangınlarla mücadelede gelenekselleşen "olay gerçekleştikten sonra müdahale" yaklaşımından sıyrılarak, "olay meydana gelmeden önce önleme" modeline kesin bir geçiş yapması gerektiğini savunmaktadır. Endüstriyel itfaiyeciliğin temel amacının yangını söndürmekten önce yangının çıkmasını engellemek olduğunu ifade eden Yamaner; her fabrikanın üretim prosesi ve risk haritasının farklı olduğunu, bu doğrultuda tesisleri ve kimyasalları yakından tanıyan profesyonel ekiplerin sürekli hazır bulundurulmasının hem can güvenliği hem de ülke ekonomisinin korunması açısından bir zorunluluk olduğunu belirtmektedir.
#Altyapı #İnşaat #YönetimStratejisi
Kaynak: Habere Git