
Taksim Camii İnşaatında Derin Kazı Yöntemleri ve Mühendislik Detayları
İstanbul’un merkezi konumlarından Taksim Meydanı’nda yer alan ve mimar Şefik Birkiye ile Selim Dalaman tarafından tasarlanan Taksim Camii, inşası sırasında uygulanan özel mühendislik yöntemleriyle dikkat çekiyor. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nden Y. Mimar Ömer Melih Elmas ve Dr. Öğr. Üyesi Mesut Dural tarafından yapılan incelemeler, yapının zorlu koşullar altında nasıl hayata geçirildiğini detaylandırıyor.
Caminin projesi, 2016 yılında Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne sunulduktan sonra 19 Ocak 2017 tarihinde onaylanmış ve Beyoğlu Belediyesi, Ziraat Bankası ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün organizasyonunda, Sur Yapı’nın bedelsiz yükleniciliğinde inşasına başlanmıştır. Taksim Camii, 28 Mayıs 2021 tarihinde açılışı yapılarak hizmete girmiştir.
Toplam 2.482,46 m2 arsa üzerine kurulan Taksim Camii, 16.220 m2’lik geniş bir inşaat alanına sahiptir. Yapı, içerisinde kadınlar ve erkekler için ayrı ibadet alanları, abdest yerleri, bodrum ve zemin katlarda salonlar, sergi alanı, kütüphane ve aşevi gibi çeşitli mekanları barındırmaktadır. Beş bodrum kattan oluşan caminin son dört katı, 10.000 m2’lik otopark alanı ile 165 araç kapasitesine sahiptir. Tasarım sürecinde, caminin yanında bulunan ve I. Mahmud döneminde 1732’de devreye alınan 2.730 m³ hacimli Taksim su haznesi de dikkate alınarak, tarihi dokuyla uyum gözetilmiştir.
Taksim Camii’nin inşasında, “mini” top-down yöntemi uygulanmıştır. Bu tercihin ardında, Taksim’in yoğunluğu ve caminin önünde yer alan, Anıtlar Kurulu tarafından koruma altına alınmış tarihi maksem yapısının varlığı gibi nedenler bulunmaktadır. Tarihi maksem nedeniyle eğimli kazı (şevli kazı) yapılması mümkün olmamış, bu da top-down yönteminin benimsenmesinde belirleyici olmuştur. Zemin güçlendirme ve duvarlarda iksa sistemi kullanılarak sistem bütünlüğü sağlanmıştır. Ayrıca, İstanbul’un en yoğun bölgelerinden biri olması sebebiyle, büyük iş makinelerinin kullanımına gündüz saatlerinde izin verilmediğinden, hafriyat ve kazı çalışmaları 22.00 ile 06.00 saatleri arasında gerçekleştirilmiş, diğer saha içi uygulamalar ise 06.00 ile 22.00 arasında devam etmiştir.
İnşaat sürecinde önemli miktarda materyal kullanılmıştır: 50 bin 500 metreküp hafriyat çıkarılmış, 20 bin 500 metreküp betonarme betonu atılmıştır. Ayrıca, 3 bin ton betonarme çeliği ve 310 ton yapısal çelik imalatı yapılmıştır. Zemin iyileştirme çalışmalarında 7 bin 500 metre fore kazık kullanılarak, kesişen kazık uygulaması ile zemine destek sağlanmıştır. Kazıkların bir dolu bir boş prensibiyle, donatılı ve donatısız olarak zemine yerleştirilmesiyle perde görünümü kazanılmıştır. Top-down yöntemi sayesinde, -1. bodrum kat tamamlandıktan sonra üst katların imalatına eş zamanlı olarak başlanarak inşaat süresi kısaltılmıştır. Taksim Camii temelinde kazıklı radye temel sistemi uygulanmıştır.
Bu yöntem, dar inşaat alanlarında ve çevresel kısıtlamalar altında, tarihi dokuya zarar vermeden modern yapıların yükseltilmesine olanak tanımaktadır. Üsküdar Mimar Sinan Meydanı ve Yeraltı Otoparkı, Londra Crossrail Projesi ve Berlin Hauptbahnhof Tren İstasyonu gibi projelerde de top-down yönteminin çeşitli adaptasyonları kullanılmıştır. Taksim Camii örneği, Türkiye’de bu ileri mühendislik tekniğinin tarihi ve kentsel dönüşüm alanlarında nasıl uygulanabileceğine dair önemli bir vaka çalışması sunmaktadır. Bu çalışma, tarihi çevrenin korunması ve modern yapım teknolojilerinin entegrasyonu açısından önemli katkılar sağlamaktadır.
#İnşaat #Altyapı #Mimarlık
Kaynak: Habere Git