
Menemen Doğa Mahallesi TOKİ Projesinde Teknik Riskler Ve Hukuki Süreç Tartışılıyor
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir’in Menemen ilçesi Doğa Mahallesi’nde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen toplu konut projesine dair teknik ve hukuki çekincelerini kamuoyuyla paylaştı. Yaklaşık 15 bin konutluk büyük ölçekli yerleşim planının bir parçası olan ve 101 ada, 8 ve 9 numaralı parseller üzerinde yoğunlaşan 5 bin 11 konutluk proje için verilen 27 Ocak 2026 tarihli “ÇED Olumlu” kararı, yargı denetimine taşındı.
Hukuki Süreç Ve Bilirkişi Tespitleri
İzmir 5. İdare Mahkemesi nezdinde E:2026/368 dosya numarası ile devam eden dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu, projenin mühendislik ve planlama disiplinleri açısından kritik eksikliklerini gün yüzüne çıkardı. TMMOB tarafından yapılan açıklamada, 03.09.2026 tarihi itibarıyla sahada hafriyat ve inşaat faaliyetlerinin fiilen başladığı, ancak bu çalışmaların henüz alt ölçekli imar planları ve gerekli kurum izinleri tamamlanmadan yürütüldüğü ifade edildi. Mevcut üst ölçekli çevre düzeni planlarında “Tarım Arazisi” ve “Çayır-Mera” vasfında görünen alan üzerindeki bu faaliyetlerin, planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği belirtildi.
Sismik Riskler Ve Zemin Etüdü Eksikliği
İnşaat ve jeoloji mühendisliği açısından en dikkat çekici bulgu, proje alanının doğrudan Menemen Fay Zonu üzerinde yer almasıdır. Bilirkişi heyetinin raporuna dayandırılan bilgilere göre, on binlerce insanın yaşayacağı öngörülen bu bölgede yeterli sismik ve paleosismolojik çalışmaların yapılmadığı kaydedildi. Yüksek eğimli yamaçlar ile dere yataklarını kapsayan proje sahasında; heyelan, kaya düşmesi ve sel (taşkın) risklerine karşı bilimsel ve teknik önlemlerin alınmadığı vurgulandı.
Arkeolojik Ve Çevresel Tahribat
Çevre mühendisleri ve mimarların hassasiyet gösterdiği bir diğer konu ise proje alanının 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olan Neonteikhos Antik Kenti ile sınır komşusu olmasıdır. Raporda, alandaki hafriyat çalışmalarının kültür varlıklarına zarar verdiği ve sit bütünlüğünü bozduğu ifade edildi. Ayrıca saha içerisinde bulunan dere yataklarının doldurulduğu, göletlerin kurutulduğu ve bölgenin flora-fauna habitatının parçalandığı aktarıldı. Endemik bitki türlerinin ve yerel halkın geçim kaynağı olan mera alanlarının geri dönülmez şekilde yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bildirildi.
Altyapı Ve Ulaşım Planlaması
TMMOB, projenin bölgedeki düşük yoğunluklu kırsal dokuyu bozacağını ve mevcut ulaşım ağları üzerinde yaratacağı trafik yükünün bilimsel bir projeksiyonla hesaplanmadığını belirtti. Kamu yararı gözetilmediği savunulan açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve ilgili birimlere seslenilerek, telafisi mümkün olmayan zararların önlenmesi adına inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulması çağrısı yinelendi. Meslek örgütü, Anayasanın 135. maddesinde tanımlanan 66 ve 85 sayılı KHK ve 7303 sayılı yasa ile değişik 6235 sayılı yasadan aldığı yetkiyle hukuki sürecin takipçisi olacağını ilan etti.
#İnşaat #Altyapı #Soma #YeşilDönüşüm #YönetimStratejisi
Kaynak: Habere Git