
Austerlitz’de Yerel Malzemelerle İnşa Edilen The Findling Tasarımı Tamamlandı
Brooklyn merkezli Of Possible tarafından tasarlanan The Findling, dört adet 500 milyon yıllık buzul taşının üzerine oturan, tümüyle yerel melez ağacından inşa edilen gövdesi ve zemin ile yapı arasında ince bir paslanmaz çelik merdivenle kurulan eşiğiyle, araziden hafifçe yükselerek süzülen bir kır inzivası öneriyor. Of Possible tarafından tasarlanan The Findling, Manhattan’dan iki psikanalistin isteğiyle Austerlitz’deki kırsal mülklerinde inşa edilen bir inziva evi olarak ortaya çıkmış.
91 metrekarelik kabin, yazı yazmak ve yalnız kalmak için bir inziva mekanı olarak kurgulanırken, misafir gelen dost ve akrabalar için de bir konuk evi işlevi görüyor. Proje, temelde her biri tek bir malzemeyle tanımlanan üç unsurdan oluşuyor: tümüyle yerel ormanlardan hasat edilen melez ağacından inşa edilen konut gövdesi, onu taşıyan dört adet 500 milyon yıllık buzul taşı ve zemin ile yapı arasında dikey bir eşik kuran ince bir paslanmaz çelik merdiven.
“Findling” sözcüğü Almancada hem “yetim” hem de “buzul taşı” anlamına geliyor. Mimar Vincent Appel, taşıyıcı kayaları ziyaret eden bir filozof arkadaşının “findling” olarak tanımlamasının ardından bu terimi projeye adını vermek üzere ödünç alıyor. Yapı, yapı yarısı arazinin ilk kez tarım için açıldığı 1770-1830 yılları arasında örülmüş olması muhtemel tarihi bir New England taş duvarının üzerine oturuyor; ormanın içinde gömülü kalan bu duvarlar, inzivayı bölgesel bir yerleşim sürekliliğine bağlıyor.
İç mekanda mutfak adası, Vermont’un Barre kasabasından çıkarılan, Mies van der Rohe’nin Seagram Building saksılarını da tedarik eden aynı ocaktan gelen tek bir Vermont Verde serpantin bloğundan yontuluyor; koyu yeşil damarları, sanki içeri sürüklenmiş bir tepe parçası hissi versin diye cilalanmadan bırakılıyor. Ize tarafından üretilen kapı ve panjur donanımı, Le Corbusier’nin La Tourette manastırı kulplarını yeniden yorumluyor.
#İnşaat #Mimarlık #YeşilDönüşüm #Altyapı
Kaynak: Habere Git