
Hürmüz Boğazı Krizinde Körfez Ülkelerinin Alternatif Rotaları
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından başlayan çatışmaların Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini ciddi şekilde etkilemesi, Körfez ülkelerinin petrol ve doğal gaz ihracatında alternatif güzergâh arayışlarını hızlandırdı. EIA verilerine göre boğazdan 2025’in ilk yarısında günlük ortalama 20,9 milyon varil petrol geçti ve bu miktar küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor.
Krizin etkisi ülkelerin alternatif altyapılarına ve coğrafi konumlarına göre değişirken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Hürmüz’ü by-pass edebilen aktif petrol boru hatlarına sahip iki Körfez ülkesi olarak öne çıkıyor. Kuveyt, Katar ve Bahreyn’de ise deniz taşımacılığı dışında alternatif ihracat kapasitesi sınırlı kalıyor.
Hürmüz Boğazı’na yüksek oranda bağımlı olan Kuveyt, krizin enerji ihracatına en fazla yansıdığı ülkeler arasında yer aldı. Ülkenin kısa vadede sevkiyatları tamamen kurtarabilecek alternatif bir ihracat rotası bulunmaması, petrol üretimi ve ihracatında ciddi dalgalanmalara neden oldu. Krizin yoğunlaştığı dönemde depolama kapasitesinin dolması ve ihracat imkanlarının daralması nedeniyle üretimde kesintilere gidildi.
Dünyanın önde gelen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatçılarından Katar için Hürmüz Boğazı’nın önemi petrol ihracatından da farklı bir boyut taşıyor. Katar’ın LNG sevkiyatlarının büyük bölümü Hürmüz üzerinden gerçekleştirildiği için deniz yolundaki güvenlik sorunu ülkenin doğal gaz ihracatını doğrudan etkiliyor. Katar’ın LNG ihracatını Hürmüz’ü by-pass ederek başka bir limana taşımasını sağlayacak bir boru hattı bulunmuyor.
Bahreyn de Hürmüz Boğazı’nı by-pass edebilecek alternatif bir boru hattına sahip olmaması nedeniyle krizden doğrudan etkilenen ülkeler arasında bulunuyor. Ülkenin petrol tedarikindeki gerilemenin yanı sıra enerji altyapısında yaşanan hasarlar da faaliyetleri olumsuz etkiledi. Sitra’daki BAPCO tesislerinin karşı karşıya kaldığı kapasite sorunları, ihracat ve rafinaj faaliyetleri üzerindeki baskıyı artırdı.
Birleşik Arap Emirlikleri, alternatif altyapısı sayesinde Körfez ülkeleri arasında farklı bir konumda bulunuyor. Abu Dabi’den Umman Körfezi kıyısındaki Füceyre’ye uzanan Habşan-Füceyre boru hattı, petrolün Hürmüz Boğazı’na girmeden ihraç edilmesine imkan sağlıyor. Yaklaşık 360 kilometrelik ADCOP hattının kapasitesi günlük yaklaşık 1,5 milyon varil seviyesinde bulunuyor. EIA da BAE’nin boru hattını Hürmüz’e alternatif önemli güzergâhlardan biri olarak gösteriyor. BAE 1 Mayıs 2026 itibarıyla OPEC üyeliğinden de ayrıldı.
Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı’nı by-pass etmek için uzun süredir Doğu-Batı Boru Hattı’nı kullanıyor. Abqaiq bölgesinden Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na uzanan yaklaşık 1.200 kilometrelik hat, Suudi petrolünün alternatif bir güzergâhtan dünya pazarlarına ulaştırılmasını sağlıyor. Eylül ayında hatta yönelik saldırılar nedeniyle boru hattının güvenlik amacıyla geçici olarak kapatılması, Suudi Arabistan’ın alternatif güzergâhının da bölgedeki güvenlik risklerinden bağımsız olmadığını gösterdi.
Umman ise Hürmüz Boğazı’nın dışında, doğrudan Umman Denizi’ne açılan limanları sayesinde diğer Körfez ülkelerinden ayrılıyor. Sohar, Duqm ve Salalah limanları ülkenin deniz ticareti açısından alternatif çıkış noktaları oluşturuyor.
#Altyapı #MaviVatan #YeşilDönüşüm
Kaynak: Habere Git