archaber
Hesabım
Son HaberINRAIL Kuzey Demiryolu Projesi'ne ÇED ve İhale Süreci Eleştirisi
Geri Dön
INRAIL Kuzey Demiryolu Projesi'ne ÇED ve İhale Süreci Eleştirisi
Lisanslı stok/temsili görsel · Görsel: Jonathan Santiago · Kaynak · Pexels License

INRAIL Kuzey Demiryolu Projesi'ne ÇED ve İhale Süreci Eleştirisi

TMMOB, Kuzey Ormanları Savunması, Türkiye Ormancılar Derneği ve Polen Ekoloji Kollektifi, Kadıköy'de düzenledikleri protesto eyleminde INRAIL Kuzey Demiryolu Projesi'nin iptalini talep etti. Eylemde yapılan açıklamada, projenin ormanları, suyu ve yaşam alanlarını yok ederek, inşaata açıp betona boğacak bir rant projesi olduğu belirtildi. TMMOB İstanbul (İKK) Bilim Kurulu ise, "Kamuoyunu uyarıyoruz: İstanbul Kuzey Demiyolu Geçişi Projesi, İstanbul'un ekolojik ve mekansal geleceğini tehdit etmektedir" açıklamasında bulunarak, projeye ilişkin sürecin hukuki meşruiyetinin sorgulanması gerektiğini vurguladı.

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, Kuzey Ormanları Savunması, Türkiye Ormancılar Derneği, Polen Ekoloji Kollektifi tarafından Kadıköy Meydanı'nda düzenlenen eylemde "Demiryolu değil talan yolu", "INRAIL rant için, ormanlar yaşam için", "Ormanlar, nehirler sermaye değiller" sloganları atıldı. Yapılan ortak açıklamada projenin barındırdığı tehdit ve risklere dikkat çekildi.

Gebze/Çayırova Marmaray istasyonundan başlayıp Sabiha Gökçen Havalimanı, Yavuz Sultan Selim (YSS) Köprüsü ve İstanbul Havalimanı'nı geçerek Avrupa tarafında Çatalca istasyonunda son bulacağı belirtilen toplam 127 km uzunluğundaki proje kapsamında güzergah üzerinde yapılması planlanan onlarca tünel, viyadük ve köprünün Kuzey Ormanları'nda büyük tahribata yol açacağına dikkat çekildi. İçme suyu havzaları ve yeraltı sularına doğrudan tehdit oluşturduğu ifade edilen projenin, kentin kontrolsüz biçimde büyümesine hız kazandıracağı, Kuzey Ormanları'nın bütünlüğünün bozulmasına, habitat kaybına ve yaban hayatın yok olmasına neden olacağı belirtildi. Ayrıca proje dolayısıyla ortaya çıkacak milyonlarca metreküp hafriyatın ekosistem üzerinde ciddi bir çevresel baskı oluşturma riski taşıdığı vurgulandı.

Açıklamada, 3. Köprü, Kuzey Marmara Otoyolu, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul'un ardından şimdi 'INRAIL Kuzey Demiryolu Projesi' adı verilen projeyle Kuzey Ormanları'nın beşinci kez rant ve yıkım dalgasına açılmak istendiği ifade edildi. İstanbul ve Marmara'nın birçok sorunla boğuşurken, kentin son içme suyu barajlarını, yeraltı akiferlerini ve orman varlığını devasa tünel kazıları ve şantiyelerle riske atacak hiçbir altyapı projesinin 'çevreci' olarak nitelendirilemeyeceğinin altı çizildi. Gelecekte bir damla suya muhtaç olmamak için su havzaları ve orman alanlarının mutlaka korunması gerektiği, Kuzey Ormanları'nın İstanbul'un nefesi, suyu ve yaşam sigortası olduğu belirtildi.

Eylemde dile getirilen talepler arasında, İstanbul'un kuzeyindeki su havzalarını ve orman ekosistemini kentsel büyümeye açacak INRAIL projesinin derhal iptal edilmesi yer aldı. Dünya Bankası başta olmak üzere uluslararası finans kuruluşlarının tüm finansman anlaşmalarını askıya alması ve İstanbul'un ekolojik yıkımına ve su havzalarının tahribatına ortak olmaması gerektiği vurgulandı. Ulaştırma politikalarının doğayı ve su havzalarını meta olarak gören anlayıştan uzaklaşarak, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ilkelerine ve kentin ekolojik sınırlarına saygı göstermesi, İstanbul'un kuzeyinin yeni mega projelerden arındırılması istendi.

Ortak açıklamanın ardından Pelin Pınar Giritlioğlu, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Bilim Kurulu'nun açıklamasını okudu. Açıklamada, "Kamuoyunu uyarıyoruz: İstanbul Kuzey Demiyolu Geçişi Projesi, İstanbul'un ekolojik ve mekansal geleceğini tehdit etmektedir" denilerek, İstanbul'un üst ölçekli planlama kararlarında yer almayan ve hukuki dayanağı olmayan INRAIL projesinin ormanlar, su havzaları, tarım alanları, meralar ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki doğrudan ve birikimli etkileri nedeniyle reddedildiği ifade edildi. Projenin İstanbul halkının temel yaşam hakkı olan su hakkını elinden alacağı belirtildi.

TMMOB İstanbul İKK Bilim Kurulu açıklamasında ayrıca projeye ilişkin ÇED dosyasının henüz Bakanlığa sunulmamışken ihale açıldığına ve Resmi Gazete'de yayımlandığına dikkat çekildi. Açıklamada, "Değil ÇED inceleme sürecinin tamamlanması ya da ÇED Olumlu Kararının çıkması, henüz ÇED dosyası Bakanlığa bile sunulmadan 23 Temmuz 2026 da ihale açılıp Resmi Gazete'de yayınlanmış olması, sürecin hukuki meşruiyetini sorgulamayı gerektirmektedir" denildi. TMMOB İstanbul İKK Bilim Kurulu olarak, ÇED raporu onaylanmadan projenin 2026 Temmuz ayında ihaleye çıkarılmış olması yönündeki bilgilerin ve sürecin hukuki dayanağının açıklığa kavuşturulmasının da talep edildiği belirtildi.

Yaklaşık 127 kilometre uzunluğundaki İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi (INRAIL) Projesi'nin, yalnızca bir ulaşım yatırımı değil; İstanbul'un doğal varlıklarını, su kaynaklarını ve gelecekteki mekansal gelişimini doğrudan ilgilendiren kapsamlı bir müdahale olduğu vurgulandı. Ulaşım altyapılarının yalnızca iki nokta arasında bağlantı kuran teknik yatırımlar olmadığı, kentsel gelişmenin yönünü, arazi kullanımını ve yeni yapılaşma baskılarını belirleyen mekansal müdahaleler olduğu belirtildi. Bu nedenle projenin, yalnızca kendi güzergahı üzerinden değil, İstanbul'un bütüncül planlama kararları ve diğer büyük altyapı yatırımlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Proje güzergahının orman alanlarının yanı sıra tarım alanları, meralar, zeytinlikler ve kırsal yerleşimlerden, yaban hayatı geliştirme sahalarından geçtiği, korunan alanlar, doğal yaşam koridorları ve biyolojik çeşitlilik açısından önemli bölgeler üzerindeki etkilerin projenin ekolojik sonuçlarının ne denli kapsamlı olabileceğini gösterdiği kaydedildi.

İstanbul'un kuzeyindeki doğal alanların, üzerinde farklı projelerin uygulanabileceği sınırsız yatırım alanları olmadığı, kentin su güvenliğini, iklimsel dengesini, biyolojik çeşitliliğini ve gelecek kuşakların yaşam hakkını güvence altına alan ortak varlıklar olduğu belirtildi. Açıklamada "Mesele demiryoluna karşı olmak değil, kamu yararını savunmaktır" denilerek, demiryolu taşımacılığının geliştirilmesi ve yük taşımacılığının karayolundan demiryoluna kaydırılmasının desteklenen bir politika olduğu ancak bir ulaşım türünün genel olarak daha sürdürülebilir olmasının, o türle gerçekleştirilen her yatırımın kendiliğinden kamu yararına olduğu anlamına gelmediği ifade edildi. INRAIL Projesi'nin gerekliliğinin, mevcut demiryolu altyapısının geliştirilmesi seçenekleri, alternatif güzergahlar, gerçek ulaşım talebi ve diğer yatırımlarla birlikte yaratacağı kümülatif etkiler üzerinden değerlendirilmesi gerektiği aktarıldı. Projenin Asya-Avrupa ticaret koridorları ve bu bağlamda Orta Koridor için önemli bir bağlantı olması iddiasının birçok bakımdan önemli riskler ve belirsizlikler içerdiği, İstanbul'un kuzeyinde biriken ekolojik tahribatın üzerine yeni müdahaleler eklemenin, kentin su, gıda ve iklim krizlerini derinleştirme riski taşıdığı belirtildi. Son olarak, İstanbul'un daha fazla mega projeye değil; bilimsel planlamaya, ekolojik sorumluluğa, hukuka ve kamu yararına dayanan kararlara ihtiyacı olduğu ve kentin doğal varlıklarını korumanın, yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da yaşam hakkını savunmak olduğu vurgulandı.

#Altyapı #İnşaat #YeşilDönüşüm


Kaynak: Habere Git